Sanıyorum şu ana kadar blogumda size hiç kedişlerimi göstermedim. İki güzeller güzeli kedi kızım var benim. Bazen insanı delirtiyor olsalar da yine de hayatımda büyük yere sahipler. İkisini de çok seviyorum.
İşte küçük kızım Kunti koltukları lime lime ederken.. Zaten evde ne koltuk ne perde nede halı kaldı sayesinde. Sokakta 2 aylıkken perişan halde bulmuştuk. Bir deri bir kemikti, kene içindeydi, öleceğini düşünmüştük ama yaşadı, büyüdü kazık kadar oldu. Şu an 3 yaşında, 5 kiloluk, tombiş, muzur bir kedi kendisi. Çok insan canlısıdır, eve gelen misafirlerin peşinde gezer, kucaklarına çıkar, bacaklarına sürünür. Bunun yanında arkanızı döndüğünüz anda tabağınızdan yemeğinizi çalar. Öyle fenadır.. Evde sayesinde aksiyon eksilmiyor. Tipten belli oluyordur zaten. :D
Buda asil ve güzel kızım Ponçik. Kendisi evimizin tombul sultanı, ağır ablasıdır.. Yabancılardan korkar, eve yabancı biri geldiğinde saklanır. Bizim dışımızda kimseye yanaşmaz. Sıkıntıya mıncıklanmaya hiç gelemez, pençeyi atar. Temizlikçilerden nefret eder, elekrik süpürgesine tahammülü yoktur. Yemek yemek için yaşar. Yemek vermezseniz istediğini elde edene acıklı acıklı miyavlar. Öyle acıklı miyavlar ki kendisini görmeden sesini duysanız "Vah yavrum 6 aydır yemek yememiş, bir deri bir kemik herhalde" dersiniz. Sokaktan gelmesine rağmen tam bir ev kedisidir. Özellikle bana çok düşkündür.
İkisi bir arada sarmaş dolaşken.. Bazen böyle sarmaş dolaş yatarlar, bazen de fena kapışırlar. Şu anda da önümde kapışma halindeler. :)





